Yayıncılık dünyamızın son yılı çeşitli açılardan bakılarak irdelemek mümkün. Son on yılda ISBN, Ajansı verilerine baktığımızda ülkemizde yayın çeşidinin arttığını görüyoruz.
YIL Yayın Sayısı Fransa** Almanya** İngiltere**
1996 9.444
1997 10.765
1998 11.322
1999 11.805
2000 13.177 82.936
2001 13.596 85.088
2002 16.993 78.896
2003 19.187 55 302 80.972
2004 21.714 60.972 86.543 125.390
2005` 26.000 61.761
2006 23.871 *
Verilerde ülkemizde yayınlanan kitap sayısında son on yılda yüzde 300 lere varan bir artış olduğu gözlenmektedir... Gelişmiş ülkelerle durumumuzu kıyasladığımızda hala yayın çeşidimizin eksikliğinden söz etmek mümkün.
Yayıncı sayısına bakıldığında ISBN Ajansı yaklaşık 11.000 kişi ve kurumun ISBN aldığını belirtirken yaptığımız araştırmalarda faaliyetine devam eden yayıncı sayısı 1 800- 1 900 arasında olduğu görülmektedir.
Ülkemizdeki kitapevi sayılarına bakıldığında 10.000 civarında kitapçı olduğu söylenmekle birlikte yayıncılık sektörünün ulaştığı ağırlıklı olarak kitap satılan yerlerin 1300 ler civarında olduğu belirtilmektedir.
Kitap dağıtımcılığı işiyle uğraşan kurum sayısının da 70 ler civarında olduğu tespit edilmektedir.
Yayıncılık sektörünün büyüklüğünden de söz etmek gerekirse:
Kitap Çeşidi Pazar Büyüklüğü Korsan ve İkinci EI Payı
Eğitim Kitapları : $ 251 Milyon (%47) $ 70 Milyon (%13)
Ders Kitapları :$ 151 Milyon(%28) --------
Yardımcı Ders Kitapları :$ 100 Milyon(% 19) $ 70 Milyon (%70)
Kültürel Yayınlar :$ 150 Milyon (%28) $ 60 Milyon (%40)
Akademik Kitaplar :$ 75 Milyon (%14) $ 48 Milyon (%60)
İthal, Kitaplar :$ 57,5 Milyon (%11) $26.5 Milyon(%48)
Yabancı Dil Eğitim Kitapları :$ 26.5 Milyon $12 Milyon (%45)
Yabancı Dilde Akademik Kitaplar :$ 21 Milyon $ 14,5 Milyon
Referans Kitapları :$ 2.5 Milyon ---------
Toplam :$ 533.5 Milvon $ 204.5 Milvon (%38)
•Eğitim yayınlarında tüm 1.- 11. Sınıfların Tüm kitapları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınıyor,
•Ortalama ders kitabı fiyatı 1.2 $.
•Ortalama ders kitabı sayfa sayısı 160- 196 sayfa.
•Bütün ders kitapları MEB Talim Terbiye Kurulu incelemesi ve onayıyla kabul ediliyor
•Yardımcı ders kitaplarının devlet okullarında fotokopi yoluyla korsan çoğaltılıp kullanıldığı gözleniyor.
Kültür Yayınlarında
•Ortalama birim fiyat 9 $`dır.
•Korsan kitaplar ise 3,5-5 $`dır.
•Korsan kitaplar genellikle çok satanlar listelerine göre yapılmaktadır.
•Yayıncılar belirledikleri perakende satış fiyatı üzerinden yüzde 35-40 civarında indirim uygulayarak dağıtıcı ve kitapçılara kitaplarını satmaktadırlar.
Akademik Yayınlarda
•Ortalama üniversite ders kitapları fiyatı: 15 $ civarındadır.
•Bir üniversite öğrencisinin yıllık ders kitabına ayıracağı tutar 60-130 $`dır.
•Pazarın en büyük sorunu korsan üretilmiş kitaplar yaygın şekilde fotokopiyle çoğaltım¬lardır.
•Ders kitaplarının yüzde 80`i yerli yazarların yüzde 20`si çeviri eserlerden oluşmaktadır.
Yayıncılık sektörümüzde son on yılında oldukça dinamik ve gelişme `gösteren olaylara sahne oldu. Şöyle bir hatırlamak gerekirse
•Büyük sermaye grupları yayıncılık işine yatırım yapmaya başladı (YKY, Türkiye İş Bankası, Doğan Gru-bu (Doğan Kitap, Doğan Egmond). Bazı gruplar da girdikleri yayıncılık sektörünü karlı bulmayarak sektörden çıktılar (Koç, Aksoy, Sabah, Alkım, Defne)
•Yayıncılar pazarlamaya önem vermeye başladılar.
•Ürünlerinin tanıtımlarında yazılı ve görsel medyayı kullandılar.
•Kitap kapak tasarımlarında profesyonelleşme arttı.
•Kitap fuarlarında özel stand tasarımları yapıldı.
•Dağıtım ve satış işlemleri önem kazandı.
•Yayıncılar arasında artan rekabet ile birlikte yazar transferleri başladı. Bu transferlerde bazen astronomik rakamlar ortaya çıktı.
•2003-2004`te Ahmet Altan`ın kitabıyla birlikte ucuz kitap furyası yaşandı. İlk başlarda yoğun olarak yapılan ucuz kitaplar giderek yüksek tirajlı kitaplara yerini bıraktı.
Kitap Satış Yerleri Açısından İse
•Büyük alışveriş merkezlerinde ya da metropollerin önemli yerlerinde modem kitapevleri açılarak zincir mağazalara dönüştüler. (Remzi Kitapevleri, D&R Mağazaları, İnkılap Kitapevleri, Net Kitapevleri, Megavizyon, N&T vb.)
•Migros, Carrefour, Tansaş, Gima, Real, Beğendik, Boyner, Metro vb. gibi marketlerin içinde kitap reyonları veya standları açıldı.
•Bazı büyük dinlenme ve benzin istasyonlarında da kitap reyonlarını artık görmek mümkün.
•Tüm bu olumlu gelişmelerin yayınında devletin ücretsiz kitap dağıtımı Anadolu`daki il ve ilçelerdeki birçok kitapçının kapanmasına ya da iş değiştirmesine neden oldu.
KORSAN YAYIN
Devlet korsan yayını önlemek ve korsan yayının takibinde kullanılmak üzere kitapların bandrollenmesi uygulamasını yayın hayatına soktu.
1996, 2000 yıllarında değiştirilen Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu en son 2004 yılında gözden geçirilerek yenilendi.
•Yeni yasayla korsan kitap yapan satan dağıtanlara ve basanlara ağır para cezaları getirildi.
•Yeni yasanın en önemli yeniliklerinden biri korsan yayını şikâyete bağlı suç olmaktan çıkarıp kamu suçu haline getirdi.
•Yine yeni yasanın yeniliklerinden biri olarak kitaplar bandrollü bile olsa sokaklarda, iskele ve meydanlarda satılmayarak korsanın önüne geçilmeye çalışıldı.
•Yasanın yenilendiği 2004 yılından itibaren başlangıçta korsan yayınlarda önemli bir gerileme göz-lendi. En azından mesai saatlerinde sokaklardaki korsan tezgâhlar azaldı. Ancak 2005 ve 2006 yılında korsan yayıncılara verilen hapis kararlarından birkaç istisna hariç ertelenince korsan yayınlarda artış gözlenmeye devam etti.
Sektördeki Sorunlar
Yayıncılık sektörümüzün gelişmiş ülkelerdeki benzer konuma ulaşabilmesi açısından aşağıda sıralayacağım sorunların giderilmiş olması gerekli ve elzemdir.
İktisadi olarak, yayıncılık sektörünün gelişmesi ve büyüklüğü ülkenin mili geliri kişi başına düşen gayri mili hasıla ve satın alma gücüyle ilintilidir. Yayıncılıkta önemli aşamaları geçmiş ülkelerde kişi başına düşen milli gelir 20.000 dolar`ın üzerindedir. (ABD, İngiltere, Kanada, Japonya, Almanya, İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Hol-landa, Belçika, İskandinav ülkeleri, Avustralya vb.) Bu ülkelere bakıldığında yıllık kitap tüketimleri, eğitim düzeyleri ve kitap endüstrilerinin büyüklüğü görülür. Ama 7-8 bin dolan yakalayan ve aşan ülkeler yayıncılıkta da gelişerek kültür ve eğitim düzeyi yükselen ülkeler oldular. (Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Macaristan, Güney Koni, Tayland vb.)
Sonuç olarak 5 bin dolar kişi başına düşen milli gelirimizin artışıyla beraber yayıncılığımız da gelişecektir. Ancak buradan da şu sonucu çıkarmamak lazım kişi başına düşen milli gelirin artışını bekleyelim demiyorum. Bunun içinde aşağıda değineceğim önlemleri almamız gerekiyor.
Sektöre sermaye girişinin artması veya yayıncıların sermaye birikimlerini arttıracak yöntemlerin geliştirilmesi gereklidir.
Bunlar için ise devletin alması gereken kararlar ve aldığı bu kararlan uygulama konusunda ısrarlı ve kararlı olması gerekiyor.
1.Eğitim sistemimizin okuma alışkanlığı üzerine kurulması gereklidir. Bu yönde atılan adımlar var, ancak üzerinde ısrarla durulması gerekiyor.
2.Devlet, korsan konusunu çözme iradesini ortaya koymalıdır. Korsan konusunun çözümünde atılacak en önemli adım çıkartılan yasaların tüm devlet kurumlarının koordineli ve senkronize şekilde çalışmasıyla, uygulaması ve takibiyle mümkündür.
3.Ücretsiz dağıtılan kitapların yüzde 50 sini devlet kendisi yazdırıyor yayınlıyor ve satın alıyor. Devlet diğer alanlarda olduğu gibi özel sektörle rekabet etmemeli ve bu alandan elindeki yetkileri bırakmak istemeyen bürokrasinin baskısını bertaraf ederek yayıncılıktan çekilmelidir.
4.Yayıncıların kitap üretimlerini, çeşitliliğini, artırabilmeleri modem teknolojileri kullanma ve kaliteyi arttırmanın yolu olan düşük fiyat belirleyerek satın almalardan vazgeçmeli.
5.Devlet Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla ücretsiz dağıttığı kitapları gelişmiş ülkelerdeki örnekleri gibi yerel kitapçılar kanalıyla yapılmasını sağlamalıdır. Bu uygulama hem Anadolu`daki birçok kitapçının kapanmasını ortadan kaldırır hem de yeni kitapçılar açılmasına olanak sağlar. Çocuklarımız okula başladıkları günlerden itibaren kitapçıyla tanışmayı öğrenmeli kitapçı dükkânlarına giderek çeşitlenecek yayın dünyasını izleyebilmeli.
6.Devlet, halk kütüphanelerinin satın alacağı kitaplar için 656.000 YTL gibi komik bütçeler yerine çok ciddi bütçeler ayırarak yayıncılardan kitap satın almalıdır.
7.Milli Eğitim Bakanlığı okuma alışkanlığını geliştirilmesine katkı ve okumayı sevdirmek için okul kütüpha-neleri kurmalı bununla da yetinmeyip ve sınıf kitaplıkları kurmalıdır. Bu işlemler için ciddi bir bütçe ayırmalıdır.
8.Devlet yayıncılık sektörüne bir takım muafiyetler getirerek bu alana yatırım yapacak yayıncı ve kitapçıları özendirmelidir.
9.Bilindiği gibi yayıncılar üretim yaparken yüzde 18 KDV ödeyerek kitaplarını üretmektedirler. Ancak kitap-ları satarken yüzde 8 KDV ile satmaktadırlar. Bu işlemlerden dolayı yayıncılar sürekli olarak devletten KDV ala-caklısı durumunda kalıyorlar ve yatırıma ayıracakları önemli tutarları devlete ödüyorlar. Devlet kitabın üretim ve satış KDV`lerini eşitleyebilir ya da yayıncıların alacaklarını zorluk çıkarmadan geri ödeyebilir ya da diğer vergileri-ne mah"sup edebilir. Konunu çözülmesi yayıncıların yatırım gücünü arttıracaktır.
Sektördeki yapısal sorunlar
Kitap dağıtımı sorunları:
Yayıncılarımız yayınladıkları kitapları hedefledikleri miktarlarda dağıtamadıklarını, var olan dağıtıcıların baş-ka öncelikleri olduğunu söylerler. Ama konuyla ilgili çözümler anlıktır ve genellikle şikâyet etmekle kalır.
Ülkemizde 70`in üstünde dağıtım şirketi bulunmaktadır. Hemen her dağıtıcı her yayıncının kitabını kitapçılara dağıtmakta ya da temin etmektedir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda örneğin İtalya` da 4 büyük dağıtıcı vardır. Yayıncıların kitaplarını bu 4 büyük dağıtım şirketi dağıtır. Bizdeki uygulamadan farkı ise her yayıncının bir tek dağıtıcısı vardır. Yayıncı sonuç olarak bir üreticidir. Diğer iktisadi kurumlar gibi ürettiğini "satmak için çeşitli orga-nizasyonlara ihtiyacı vardır. Örgütlenmesini de bu ihtiyaçlarına göre yapmaktadır. Her yayınevinin bizde de yavaş yavaş olmaya başladığı gibi bir pazarlama departmanı ve bunların tanıtım ve satış kadroları vardır. Pazarlama departmanını ürünlerinin tanıtımını sağlamak için reklâm, sponsorluk, ilan alış, katalog ve broşürler vb materyallerle kitaplarını, okuyucuya, basına, medyaya, öğretmen ve öğretim üyelerine, kütüphanelere vb yerlere tanıtır. Bu tanıtım elamanları aynı zamanda irili ufaklı kitapçılara da kitaplarını tanıtarak farklı indirim ve satış koşullarını da göz önünde bulundurarak siparişlerini toplarlar. Bütün bu işlemler kitap çıkmazdan önce yapılır. Toplanan sipariş-ler yayınevi tarafından kendisinin kitaplarının dağıtımını yapan tüm satış noktalarına tek dağıtıcısı olan dağıtım şirketine iletilir. Dağıtım şirketi de bu siparişleri ve daha sonraki siparişleri ilgili satış noktalarına ulaştırır. Yapmış olduğu bu dağıtım ve sipariş karşılama hizmeti için de yayınevinden belli bir komisyon alır.
Yayınevleri bu tarzda çalışmalarının önemli nedenlerini yalnızca maliyetten tasarruf etmek için yapmazlar. Ülkemiz yayıncısından farklı olarak pazarlama grupları en kritik yerleridir ve mümkün olduğu kadar hedeflerini tutturmak için çok yoğun bir faaliyet yürütürler ve yürüttükleri faaliyetin sonuçlarını da izlemek isterler. Bu faaliyetleri izlemen, yolu da kitaplarını tek bir elden dağıtımını yaparak tüm verilere hakim olurlar. İşler öylesine gelişmiştir ki yayıncılar çalıştıkları dağıtım şirketinin sistemine internet ya da kablo sistemiyle girip dağıtımın nasıl ve ne zaman yapıldığını izlerler. Sonuç olarak hizmette kaliteyi önde tutan hızlı ve rekabetçi bir çizgiye ihtiyacı onları bu noktalara getirmiş. Hatta geçen yıl konuştuğum bir İtalyan yayıncı şimdi artık günün herhangi bir saatinde internetten sisteme girip hangi kitapçıda kitabının ne kadar sattığını görebildiklerini aktardı.
Yayıncılığımızda son yıllarda olumlu gelişmeler olmakla birlikte yayıncılık dünyamız yukarıda aktardığım tür-de bir modeli oluşturup geliştirememiştir. Umarım aktardığım model veya modellerin geliştirilerek pazarın büyümesine hizmet edecek yayıncılarımız da olacaktır.
Son on yılda yine birçok yazar ve yayıncı yazdıkları ve yayınladıkları kitaplardan dolayı mahkeme kapılarını aşındırdılar ve yargılandılar. Benzer sorunlardan kurtulamamış bir ülkenin yayıncılığının gelişmesinde bu tür so-runların olumsuzluklar yarattığını bugün artık hepimiz biliyoruz. Yurtdışında kitapları yayınlanmış tüm yazarlarını yargılamış ender ülkelerden biri olmaktan mutlaka kurtulmalıyız.
*2006 Ağustos ayı itibariyle
** Milliyet Kitap Eki 1.04.2006
Kasım 2006,Kenan KOCATURK